Kızgın olmak, mutlu olmak gibi herkeste varolan bir duygudur. Hem de zaman zaman kendimizi korumak için ihtiyaç duyduğumuz bir duygudur. Kızgınlık sonrası bağırmak, hakaret etmek ise bu duyguya bağlı ortaya çıkan davranışlardır.

Kızgınlık veya öfke bizde var olan bir duygu iken bağırmak veya hakaret etmek sonradan öğrenilen davranışlardır.

Bir kadın neden kocasına kızar? Neden ona bağırır, hakaret eder? Bunun birçok sebebi sıralanabilir. Bu yazı bu sebeplerden birtanesi olan olumsuz çocukluk yıllarındaki yanlış kodlamalarla ilgili olacaktır.

Elif otuzlu yaşlarda çalışan bir annedir. Eşi ile yaşadığı tartışmalar sonucunda ikisi birkaçkez boşanmaya karar verirler. Ailesi ve yakın dostları onları boşanmadan önce bir uzmandan yardım almaya ikna ederler. Onlar da biraz bu yönendirme biraz da birlikte yaşamayı bir kez daha denesek yapabilir miyiz düşüncesiyle danışmanlığa gelirler. Hem çalışma hayatının hem de ev ve çocukların getirdiği stres Elif’in eşine karşı sık sık tartışmalara girmesine sebep olur. Bu tartışmalarda hızını alamayıp kocasına her geçen gün daha çok  kızmaya ve onu eleştirmenin dozajını daha da artırmaya başlar. Kızması artıkça daha çok bağırmaya; bağırması artıkça daha çok eleştirmeye; eleştirmesi artıkça daha çok hakaret etmesine sebep olur. Eşi de onu anlamak yerine evden daha da uzaklaşır ev ve eşine karşı daha da ilgisiz ve sorumsuz olmaya başlar. Eşinin bu durumu haliyle Elif’in ona daha çok kızmasına ve daha çok tepki vermsine sebep olur.  Elif tepkilerini artırdıkça eşinin de kendisini kontrol edemeyip Elif’e sert tepki vermesine hatta şiddet uygulamasına sebep olur.

Elif seansta geçmişte annesinin babasına çok kızmasından bahseder. Annesi sürekli babasını eleştiren, onu beceriksizlikle suçlayan birisidir. Elif küçükken istediği olmadığında anne-babası ve kardeşlerine küserek bağırarak iş yaptıran birisi olmuştur.  Kocası da küçükken evlerinde işleri annesinin yaptığını babasının ev işleriyle uğraşmadığından bahseder.

Elif kızmayı, bağırmayı öncelikle annesinin sürekli babasına, kendisine, kardeşleri veya babaannesi gibi yakınlarıyla bağırarak konuşmasında öğrenmiştir. Annesinin sorunlar karşısında kızıp bağırmasının yanında sürekli kendini savunması ve karşısındakileri suçlaması Elif’in bugün sorunlar karşısında kızması, bağırması ve suçlayıcı olmasına sebep olmuştur. İşin üzücü yanı Elif bütün bunları sorunlarını çözümek için yapmaktadır. Çünkü bildiği yol budur. Ancak bu yol sorunları çözmediği gibi ilişkisini daha da çıkmaza sürüklemektedir. Bilindışındaki yanlış kodlamaların onu yönlendirdiğinin farkında olmadan bunları yaşamaktadır.

Bunu yanında Elif küçükken annesinin hem babasına hem de kendisine kızması iç dünyasında kendisinin anlaşılamamasına ve kendisini doğru ifade edememesine sebep olmuştur. Bu durum onda öfke ve kızgınlık gibi yıkıcı duyguların birikmesine sebep olmuştur. Yetişkin olduğunda özellikle eşinin olumsuz davranışları karşısında sanki eşi değil de geçmişteki babası, annesi ya da küçükken haksızlığa maruz kalmış ve kendini savunamamış olan küçük Elif varmış ve onlara kızıp öfkesini, kızgınlığını kusuyormuş gibi davranmaktadır. Aslında eşinin olumsuz davranışı bu kadar sert bir tepkiyi gerektirmiyor. O bir yönüyle eşinin şahsında geçmişte hesaplaşamağı kişilere kızıp bağırmaktadır.

Maalesef bu bağırma veya hakaretletler karşısında olgun davranamayan bir koca da karısının yarasına tuz basmaktadır. Böylece problem kangrene dönüşmektedir. Bu durum uzar ve daha da büyürse çiftlerin hayat kalitesinin düşmesine, duygusal ve fiziksel uzaklaşmaya, aldatmaya, boşanmaya hatta cinayetlere varan olumsuzluklara sebep olabilmektedir. Bunun olmaması için çiftlerin gerek birlikte gerekse bireysel olarak psikolojik destek alması gerekir. Olumsuz tutum ve davranışlarını farkedip doğru iletişim yolları kullanmayı öğrenmeleri gerekir. Çünkü kimse yukarıdaki olumsuz sonuçları yaşamak istemez.

Kadının kocasına bağırmasının, hakaret etmesinin tek sebebi tabi ki bu değildir. Başta da ifade edildiği gibi bu yazıda sadece bu konu üzerinde duruldu. Başka yazılarda başka konular ve özellikle erkeğin de geçmişte getirdiği olumsuz tutum ve davranış kalıpları üzerinde durulacaktır.

Sorunların çözümünün birinci yolunun, başkasını suçlamadan önce çözüme kendi olumsuz tutum ve davranılarımızdan başlamamız gerektiğinin unutulmaması dileğiyle…

İsmail KOÇ

Psikoterapist